Medicabil logo

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

  • Ana Sayfa
  • Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir? başlıklı makalemizde konuya dair detayları inceleyeceğiz. Tıkınırcasına yeme bozukluğu, sağlık uzmanlarının teşhis ettiği en yaygın yeme bozukluğudur ancak birçok insan bunun bir bozukluk olduğunun farkında değildir. Bu bozukluk, sık sık tıkınırcasına yeme (bir oturuşta alışılmadık derecede büyük miktarda yemek yeme ve kendini durduramama hissi) ataklarına neden olur.

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu Nedir?

Tıkınırcasına yeme bozukluğu, kronik ve zorlayıcı aşırı yemek yeme ile karakterize edilen bir davranış bozukluğudur. Ara sıra aşırı yemek normal olsa da bir yeme bozukluğu her gün yaşanan bir durumdur. Kişi bu durumun kontrol ettiğini ve zihinsel, duygusal ve fiziksel sağlığını etkilediğini hisseder. Tıkınırcasına yemek, kısa bir sürede büyük miktarda yiyecek tüketmek ve bunu durduramayacağını hissetmek anlamına gelir.

Tıkınırcasına Yemek Nedir?

Tıkınırcasına yeme bozukluğunu teşhis etmek için kriterler şunları içerir:

  • Sınırlı bir süre içinde (bir ila iki saat) çoğu insanın yiyebileceğinden daha fazla yemek yemek.
  • Yemek yeme sırasında bir zorlanma veya kontrol kaybı hissi.
  • Tıkınırcasına yeme ataklarının haftada en az bir kez olması ve birkaç aydır devam etmesi.
  • Tıkınırcasına yeme nedeniyle sıkıntı ve/veya kendinden nefret etme duyguları.

Bulimia Nervoza ile Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu Arasındaki Fark Nedir?

Bulimia nervozanın aksine tıkınırcasına yeme bozukluğu, zorla kusma, laksatifleri kötüye kullanma veya yemekten sonra aşırı egzersiz yapma gibi kalorilerden arınma davranışlarını içermez. Tıkınırcasına yeme atağı yemek yemeyle sona erer. Öte yandan, tıkınırcasına yeme bozukluğu olan bazı kişiler kronik diyet yapıcılarıdır. Tıkınırcasına yemeye başlamadan önce kalori kısıtlaması yapmaya veya bir ataktan sonra bunu telafi etmek için diyet yapmaya çalışabilirler.

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu Ne Kadar Yaygındır?

Tıkınırcasına yeme bozukluğu, tüm yeme bozuklukları arasında en yaygın olanıdır ve teşhislerin neredeyse yarısını oluşturur. ABD'de tüm ırksal ve etnik grupları içerecek şekilde nüfusun yaklaşık %3'ünü etkiler. Kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 1,5 kat oranında daha sık teşhis edilir. Ayrıca yetişkinlere kıyasla gençlerde yaklaşık 1,3 oranında daha sık görülür.

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğunun Belirti ve Semptomları Nelerdir?

Tıkınırcasına yeme bozukluğunun belirti ve semptomları şunları içerebilir:

  • Doyma noktasını geçip rahatsızlık hissedene kadar yemek.
  • Ne kadar yediğini veya nasıl hissettirdiğini fark edemeyecek kadar hızlı yemek.
  • Aç olmadığında veya yeni bir yemek yedikten sonra büyük miktarda yemek yemek.
  • Duygusal strese yanıt olarak yemek yemek (duygusal yeme).
  • Yalnız ve gizlice yemek yemek, sosyal yemeklerden kaçınmak.
  • Programını tıkınırcasına yeme seanslarına göre düzenlemek.
  • Yiyecekleri saklamak ve daha sonra erişmek için gizli yerlere stoklamak.
  • Ne kadar yediği konusunda utandığı için başkalarından yemek yemeyi gizlemek.
  • Yiyecekler hakkında takıntılı düşünceler ve belirli yiyecek istekleri.
  • Sık sık diyet yapmak, bu da kilo dalgalanmalarına veya kilo kaybı olmamasına neden olabilir.
  • Tıkınırcasına yeme ile ilişkili suçluluk, pişmanlık, utanç ve özgüven sorunları.

Birçok insan ara sıra tıkınırcasına yeme belirtileri gösterebilir. Bunlar düzenli olarak tekrarlamaya başladığında (haftada bir veya daha fazla), bir bozukluk olabilir. Stres ve ilişkiler gibi çevresel koşullar davranışları ve zihinsel sağlığını etkileyebilir. Bu koşullar, diğer nedenlerle birleşerek kişiyi ara sıra görülen düzensiz davranışlardan tıkınırcasına yeme bozukluğu teşhisi kriterlerini karşılamaya itebilir.

Tıkınırcasına Yeme Dürtüsüne Ne Sebep Olur?

Yeme davranışını birçok faktör etkiler: Psikoloji, biyoloji ve öğrenilmiş alışkanlıklar gibi. Kişiyi tıkınırcasına yemeye iten şey, bir başkasını tetikleyen şeyden farklı olabilir. Yemek yemek, beyinde mutluluk hormonları (serotonin ve dopamin) salgılatabilir, bu da bağımlılık eğilimlerini artırabilir. Ayrıca yemek yemek, rahatsız edici duygulardan kaçmanın veya bunları uyuşturmanın ya da karşılanmamış ihtiyaçları telafi etmenin bir yolu olabilir.

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu ile İlişkili Risk Faktörleri Nelerdir?

Aşağıdaki durumlara sahip kişilerde tıkınırcasına yeme bozukluğu geliştirme olasılığı daha yüksek olabilir:

  • Ailede düzensiz yeme alışkanlıkları öyküsü.
  • Ailede işlevsel olmayan duygusal başa çıkma örüntüsü.
  • Kişisel travma veya istismar öyküsü.
  • Kişisel gıda güvensizliği öyküsü.
  • Depresyon gibi bir duygu durum bozukluğu.
  • Anksiyete bozukluğu (genel veya özel).
  • Dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu (DEHB).
  • Madde kullanım bozukluğu.
  • Beden dismorfik bozukluğu.
  • Yürütücü işlev bozukluğu.

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğunun Olası Komplikasyonları Nelerdir?

Herhangi bir zihinsel sağlık bozukluğu, giderek daha yıkıcı düşüncelere, duygulara ve davranışlara yol açabilir. Tıkınırcasına yeme bozukluğu, obezite ile ilişkili sağlık komplikasyonlarını da beraberinde getirebilir. Bu sendromdan muzdarip olan herkes obeziteye sahip olmasa da bu iki bozukluğun bir arada olması özellikle zararlı olabilir. Tıkınırcasına yeme ve kilo alma döngüsü, zihinsel ve fiziksel sıkıntıyı artırabilir.

Tedavi edilmeyen zihinsel hastalığın komplikasyonları şunları içerebilir:

  • Gizlilik, kaçınma ve yalan söyleme gibi giderek artan antisosyal davranışlar.
  • Yiyecek çalma ve stoklama gibi giderek düzensizleşen davranışlar.
  • Artan depresyon, anksiyete ve beden dismorfisi.
  • Artan sıkıntı, kendinden nefret etme ve kendine zarar verme riski.

Obezitenin komplikasyonları şunları içerebilir:

  • Tip 2 diyabet.
  • Kardiyovasküler hastalık.
  • Safra taşları.
  • Karaciğer yağlanması.
  • Böbrek hastalığı.
  • Osteoartrit.

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu Nasıl Teşhis Edilir?

Doktorlar yeme bozukluklarını davranışlar, düşünceler ve duygular hakkında ayrıntılı sorular sorarak teşhis eder. Hastalar bu detayları paylaşmakta isteksiz olabilir ancak doğru teşhis ve tedavi için dürüstlük önemlidir. Teşhis için önce bir aile hekimi ile görüşerek işe başlanabilir veya bir ruh sağlığı uzmanına başvurulabilir.

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu İçin Bir Test Var mıdır?

Bunun için bir test yoktur ancak yanıtlanması istenen sorular bir test şeklinde olabilir. Doktor yanıtları, DSM-5'te listelenen tanı kriterlerine göre analiz edecektir. Doktor ayrıca el kitabında listelenmeyen takip soruları da sorabilir. Kişinin tanı kriterlerini karşıladığı düşünülürse, tıkınırcasına yeme bozukluğu teşhisi konacaktır.

Tedaviye Başlamadan Önce Teşhise İhtiyaç Var mıdır?

Tedaviye başlamak için mutlaka bir teşhise ihtiyaç yoktur. Aslında semptomlar "subklinik" olsa bile (yani tanı kriterlerini tam olarak karşılamıyorsa) tedaviden fayda görülebilir. Bir doktorla görüşme sürecinden geçmek, kişinin hem kendisinin hem de doktorunun ne tür bir desteğin faydalı olabileceğini öğrenmesine yardımcı olacaktır. Bazı insanlar bir teşhis alarak rahatlamış veya doğrulanmış hisseder ve yardım aramak için daha güçlenmiş olurlar. Bu, çocuklarına yardım etmeye çalışan ebeveynler için özellikle önemli olabilir.

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğundan Nasıl Kurtulunur?

Hızlı bir çözüm yoktur ancak tutarlı, uzun vadeli bir tedavi planıyla iyileşebilmek mümkündür. Psikoterapi genellikle bu tedavi planının temelidir ve çoğu insan için etkili olduğu kanıtlanmıştır. Bireye bağlı olarak, plana ilaçlar veya beslenme tavsiyeleri de dahil olabilir. Bir psikolog, psikiyatrist veya diyetisyen gibi çeşitli sağlık uzmanlarıyla iletişim kurulabilir.

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu İçin Tedavi Planında Neler Yer Alır?

Psikoterapi (konuşma terapisi), tedavi planının en önemli parçasıdır. Birkaç farklı metodoloji veya yaklaşım arasından seçim yapmak mümkündür. İlaçlar veya diyet, tedavi planında destekleyici roller oynayabilir. İlaçlar ve diyet doğrudan tıkınırcasına yeme bozukluğunu ele almaz ancak bozukluğa katkıda bulunabilecek bazı faktörleri yönetmeye yardımcı olabilir.

Terapi

Birçok psikoterapi türü vardır. Tıkınırcasına yeme bozukluğunu tedavi etmek için en çok çalışılan ve kanıtlanmış yöntemler şunlardır:

  • Bilişsel davranışçı terapi: Bilişsel davranışçı terapi, davranışları ve bunların arkasındaki düşünce ve duyguları incelemeye yardımcı olur. Terapist daha sonra bu kalıpları kırmak ve bu düşünce ve duygulara daha yapıcı şekillerde yanıt vermek için yapılandırılmış bir şekilde hastayla birlikte çalışır.
  • Bireylerarası terapi: Bireylerarası terapi, hayatı etkileyen mevcut çatışmalara ve stres faktörlerine odaklanan kısa vadeli bir bireysel terapi türüdür. Terapist çocukluk sorunlarını araştırmak yerine, en acı veren noktaları hafifletmek için problem çözmeye odaklanır.

Diğer seçenekler şunları içerir:

  • Diyalektik davranış terapisi.
  • Psikodinamik terapi.
  • Bireysel psikoterapi.
  • Grup terapisi.

İlaç

Dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu ilacı olan lisdexamfetamin, yakın zamanda ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından tıkınırcasına yeme bozukluğunu tedavi etmek için onaylanan ilk ilaç olmuştur. Araştırmalar, her iki durumda da dürtü kontrolüne yardımcı olabileceğini göstermiştir. İlaç tek başına tedavi olmamalıdır çünkü dürtü kontrolü tıkınırcasına yeme bozukluğunda yer alan tek faktör değildir. Tıkınırcasına yeme bozukluğunu baskılamaya ve nüksetmeyi önlemeye yardımcı olabilir ancak bozukluğun kökenini ele almaz.

Ayrıca yeme bozukluğuyla ilişkili başka bir durumu (antidepresanlar veya anksiyete ilaçları gibi) tedavi etmek için ilaçlara ihtiyaç duyulabilir. Altta yatan zihinsel sağlık koşullarını tedavi etmek, yeme bozukluğunun şiddetini azaltabilir. Ek olarak bazı sağlık uzmanları bazı kişiler için iştah kesiciler reçete edebilir. Bu ilaçlar, tıkınırcasına eme bozukluğu tedavisi gören kişiler için kısa vadeli faydalar göstermiştir.

Diyet ve Beslenme

Her beden ve kilodaki insanda tıkınırcasına yeme bozukluğu olabilir ve ayrıca çeşitli beslenme yetersizlikleri görülebilir. Makro besinlerde (şeker ve yağ) fazlalık olsa bile mikro besinlerde (vitaminler ve mineraller) eksiklik olabilir. Besin eksiklikleri, istekler ve yeterince alamama hissi üreterek tıkınırcasına yemeyi tetikleyebilir. Besin takviyeleri ve beslenme eğitimi yardımcı olabilir.

Bazı insanlar, yapılandırılmış ve beslenme açısından dengeli bir yemek planının, yemekle ilgili karar verme stresini azaltabileceğini düşünür. Fiziksel ihtiyaçları karşılarken dürtüsel veya duygusal davranmak için daha az alan bırakabilir. Kilo vermek tedavinin ana hedefi olmasa da bir yan etki olabilir ve bu da bazı insanlar için stresi azaltmaya yardım edebilir. Ancak diyet, tıkınırcasına yeme bozukluğu olan bazı kişiler için tetikleyici bir unsur haline de gelebilir.

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu Tamamen Geçer mi?

Çoğu zihinsel sağlık durumu kroniktir, yani başarılı bir tedaviden sonra bile tohumlar toprakta kalır. Her zaman yeniden alevlenme potansiyeline sahiptirler. Ancak bozukluk remisyona girebilir ve bu remisyon kalıcı olabilir. Tıkınırcasına yeme bozukluğu için iyileşme budur. İyileşme yolu kısa veya düz olmayabilir ancak çoğu insan tedaviyle daha iyi hale gelir.

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu ile Yaşamak İçin Bazı İpuçları Nelerdir?

Tıkınırcasına yeme alışkanlıklarını kontrol altına almaya çalışanlar için yeme dürtülerinin farkında olmak yardımcı olabilir. Dürtülere dikkat ederek, gerçek açlık ile tıkınırcasına yeme dürtüsünü ayırt etmeyi öğrenebilmek mümkündür. Kişi ayrıca açlığının ne zaman tatmin edildiğini anlamayı öğrenebilir ve aşırı yeme isteğini neyin tetiklediğinin daha fazla farkına varabilir. İşte bazı ipuçları:

  • Bilinçli yemeyi uygulamak: Yemek yemeyi düşündüğünüzde veya yemek hazırlarken kendinizi yavaşlatın. Derin ve yavaş bir nefes alın. Ardından, yargılamadan zihninizde ve bedeninizde neler olduğunu fark edin. Yemek yerken de bunu yapabilirsiniz.
  • Açlığı tanımayı öğrenmek: Fiziksel açlık belirtileri arasında midede kramp veya guruldama, baş dönmesi ve açlık baş ağrıları bulunur. Düşük kan şekerinden dolayı hafif yorgun veya halsiz hissedilebilir. Kendinize salata gibi sağlıklı bir şey yemek için yeterince aç olup olmadığınızı sorarak bir test yapabilirsiniz.
  • Sadece açken yemek yemek: Bu, aç olmadığınızda yemeyi bırakmayı öğrenmek kadar önemlidir. Gerçekten açsanız, şimdi yemek yeme zamanıdır. Açlıktan ölme noktasına gelene kadar beklemeyin çünkü bu aşırı yeme olasılığınızı artırır.
  • Doymadan önce durmak: Midenizin yediğiniz yemeği alması ve sindirmesi zaman alır. Çok hızlı yemek, doyduğunuzu fark etmeye vaktiniz olmadığı için aşırı yemeye yol açabilir. Bir teknik, neredeyse doyduğunuzu hissettiğinizde (%80 gibi) durmaktır.
  • Bir günlük tutmak: Günlük tutmak, düşüncelerinizin, duygularınızın ve davranışlarınızın daha fazla farkında olmanın en çok denenmiş ve en doğru yöntemlerinden biridir. Her gün ne yediğinizi ve ne düşünüp hissettiğinizi not edin. Modelleri ve belki de tetikleyicileri fark etmeye başlayacaksınız.
  • Tetikleyicilerle başa çıkmak: Belirli yiyeceklerin veya durumların tıkınırcasına yemeye yol açtığını fark ettiyseniz, bunları hayatınızdan çıkarmanın yollarını arayın. Evinizi en sevdiğiniz tıkınırcasına yeme yiyeceklerinden arındırın ve alternatif yemekleri önceden planlayın. Tıkınırcasına yemeyi teşvik eden sosyal ortamlardan kaçının.

Ne Zaman Doktora Başvurmak Gerekir?

Kişi kendinin veya bir yakınının bir yeme bozukluğuna sahip olduğunu düşünüyorsa, bir doktora mümkün olan en kısa sürede başvurmak her zaman en iyisidir. Yeme bozukluğu olan kişiler genellikle bir sorun olduğunu fark etmez, bu nedenle onlara bakan diğer kişiler konuyu gündeme getirmede önemli bir rol oynayabilir. Bir doktor kişinin kendisine veya sevdiği birine yardım etmek için ne yapması gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunabilir.

Tıkınırcasına yeme bozukluğu, DSM-5'e bir teşhis olarak ancak 2013 yılında girmiştir, bu nedenle halkın bu bozukluk hakkındaki farkındalığı düşük olabilir. Ancak o zamandan beri tüm yeme bozuklukları arasında en yaygını olduğu netleşmiştir. Tıkınırcasına yeme bozukluğu olduğunu düşünenlerin yalnız olmadıklarını ve bunun tedavi edilebilir olduğunu bilmesi önemlidir. Nitelikli bir sağlık uzmanıyla konuşarak bu durum teşhis ettirilmeli ve doktorların bu konuda nasıl yardımcı olabileceklerini öğrenilmelidir.