Akantositoz, kanda akantositlerin bulunması anlamına gelir. Normal kırmızı kan hücrelerinden farklı olarak akantositlerin zarlarında düzensiz, dikenimsi çıkıntılar vardır. Bu hücreler, vücudun bunları normal hücrelerle yerine koyabileceğinden daha hızlı yıkılma riski taşır.
Mine hipoplazisi, yeterli diş minesine sahip olunmaması durumudur. Diş minesi, dişlerin kırılmasını ya da aşınmasını önler.
Faktör VII (FVII) eksikliği, kanın nasıl pıhtılaştığıyla ilgili sorunları içeren bir kan bozukluğudur. Trombositlerin pıhtı oluşturmasına yardımcı olan faktör VII adlı proteinden yeterince bulunmamasını ifade eder.
Ataklarla seyreden multipl skleroz (RRMS), multipl sklerozun en yaygın biçimidir. RRMS semptomları alevlenme dönemleri şeklinde ortaya çıkar. Bu ataklar, çok az belirti görülen ya da hiç belirti görülmeyen dönemlerin arasında gerçekleşir.
Whipple hastalığı, Tropheryma whipplei bakterisinin neden olduğu nadir bir hastalıktır. Bu bakteri, ince bağırsağın besinleri işleme yeteneğini etkiler.
Lenfopeni, kanda normalden daha düşük düzeyde lenfosit bulunmasıdır. Lenfositler, enfeksiyondan koruyan beyaz kan hücreleridir. Bunların çok az olması, hastalanma olasılığını artırabilir. Tedavi gerekip gerekmemesi, belirtilere ve lenfopeniye neyin neden olduğuna bağlı olarak değişir.
Hafif bilişsel (kognitif) bozukluk, düşünme ve bellekte hafif bir gerileme olması durumudur. Bu, normal düşünme ile demans arasında yer alan bir evredir. Bazı olgular demansa ilerler ancak hepsi böyle olmayabilir.
Nazolabial kıvrımlar, burnun her iki yanından ağzın köşelerine uzanan deri kıvrımlarıdır. Gülme çizgileri ya da tebessüm çizgileri olarak da adlandırılırlar. Bu kıvrımlar, özellikle sigara içiliyorsa ya da cilt güneşten korunmuyorsa, yaşla birlikte belirgin ve kalıcı hale gelebilir.