Medicabil logo

Doğum Yaralanması Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

  • Ana Sayfa
  • Doğum Yaralanması Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

Doğum Yaralanması Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir? başlıklı makalemizde konuya dair detayları inceleyeceğiz. Doğum yaralanmaları nadirdir ancak sorunsuz geçen doğumlarda bile meydana gelebilirler. Çoğu doğum yaralanması ciddi değildir ve az bakım gerektirir veya hiç gerektirmez. Ancak kişi endişeli veya kaygılı hissediyorsa bu anlaşılabilir. Böyle durumlarda annenin ve bebeğin sağlık ekibiyle iletişimde olmak önemlidir. Doktorlar daha fazla bilgi verebilir ve destek sağlayabilir.

Doğum Yaralanması Ne Demektir?

Doğum yaralanmaları, neonatal doğum travması olarak da bilinir ve doğum sırasında bebeğin yaşadığı yaralanmalardır. Bunlar yaygın değildir ve genellikle hafiftir. Ancak nadir durumlarda, daha fazla tedavi gerektirecek kadar ciddi olabilir.

Kişiye bakım sağlayan doktorlar, doğum yaralanmalarını önlemek veya bunların şiddetini en aza indirmek için ellerinden geleni yapacaktır. Doğum sancılarının ve doğumun tam olarak nasıl olacağının kontrol edilemeyeceği akılda tutulmalıdır. Ayrıca doğum yaralanmalarının annenin suçu olmadığı unutulmamalıdır.

Yaklaşan doğumla ilgili sorular veya endişeler varsa kadın doğum doktoruna danışabilir. Doktorlar, kişinin kendine yardımcı olabileceği yollar ve zor bir doğum riskini azaltma konusunda rehberlik sunabilir.

Doğum yaralanmaları genellikle aşağıdaki türler içinde yer alır:

  • Kafa derisi yaralanmaları.
  • Kemik kırıkları.
  • Göz yaralanmaları.
  • Kafatası içinde kanama.
  • Sinir hasarı.
  • Beyin yaralanmaları.

Doğum yaralanmaları genel olarak nadirdir. 2021 yılındaki bir analiz, her 1000 canlı doğumda yaklaşık 29 doğum yaralanması olduğunu bulmuştur. Ayrıca bu 29 yaralanmanın yaklaşık 23’ünün kafa derisi yaralanmaları olduğunu tespit edilmiştir.

Yaygın Doğum Yaralanmaları Nelerdir?

En yaygın doğum yaralanmalarından bazıları şunlardır:

  • Kırık köprücük kemikleri (klavikula).
  • Kaput suksadenum (yeni doğanın kafa derisinde şişlik).
  • Sefalohematom (yeni doğanın kafa derisi altında kan birikmesi).
  • Brakiyal pleksus yaralanmasından kaynaklanan Erb felci (kol zayıflığı veya felci).
  • Göz kapağı şişmesi.
  • Yeni doğanın subkutan yağ nekrozu.
  • Yüz siniri felci.
  • Kırık üst kol kemiği (humerus).
  • Kırık üst bacak kemiği (femur).
  • Subdural kanamalar gibi intrakraniyal kanama (beyin kanamaları).
  • Yüz veya kafa derisi kesikleri.
  • Septum deviasyonu gibi burun yaralanmaları.
  • Retinal veya subkonjonktival kanamalar (göz yaralanmaları).
  • Kafatası kırıkları.

Nadir ve Daha Az Yaygın Doğum Yaralanmaları Nelerdir?

Daha az yaygın veya nadir doğum yaralanmaları şunlardır:

  • Epidural veya subaraknoid kanama gibi belirli beyin kanamaları türleri.
  • Oksijen eksikliğinden kaynaklanan beyin hasarı (hipoksik-iskemik ensefalopati).
  • Karaciğer veya dalak kanaması gibi iç organ yaralanmaları.
  • Kaburga kırıkları.
  • Omurilik yaralanmaları.
  • Subgaleal kanama.

Bu nadir ve daha az yaygın yaralanmalardan bazıları daha ciddi olabilir. Bebeğin doktoru, bebeğin durumuna özgü yaralanmanın ciddiyeti hakkında daha fazla bilgi verebilir.

Doğum Yaralanmalarının Belirtileri Nelerdir?

Doğum yaralanmaları geniş bir yelpazede belirtilere neden olabilir. Belirtiler esas olarak spesifik yaralanmaya bağlıdır. Doğum yaralanması belirtilerine bazı örnekler şunlardır:

  • Morarma (ekkimoza), şişlik (ödem) veya ciltte renkli noktalar (peteşi) gibi görünür değişiklikler
  • Vücudun belirli kısımlarını hareket ettirememe (kırıklar veya sinir yaralanmaları nedeniyle).
  • Beslenme zorluğu.
  • Ağlama, huysuzluk veya diğer davranış değişiklikleri.
  • Ağlarken boğuk ses veya hırıltılı nefes alma (stridor).

Doğum Yaralanmalarının Sebepleri Nelerdir?

Doğum yaralanmalarının birkaç ana nedeni vardır:

  • Bebeğin doğum kanalından geçerken zorlanması (örneğin omuz distosisi ve makrosefali ile).
  • Doğum sırasında bebeği hareket ettirme veya yeniden konumlandırma girişimleri.
  • Doğum kanalının kas kasılmalarının gücü.
  • Vakum ekstraksiyon doğumu, forseps doğumu veya sezaryen cerrahisi gibi yardımcı cihazlar veya araçlar.

Doğum Yaralanmaları İçin Risk Faktörleri Nelerdir?

Doğum yaralanmaları için birkaç risk faktörü vardır. Bunlar:

  • Yüksek doğum ağırlığı. Fetal makrozomi olan bebeklerin doğum yaralanmaları yaşama olasılığı daha yüksektir. Fetal makrosomi, bebeğin 4 kilogramım üzerinde olması anlamına gelir.
  • Düşük doğum ağırlığı veya çok erken doğma. Erken doğan veya doğumda çok küçük olan bebekler de doğum yaralanmaları için daha yüksek risk altındadır.
  • Pozisyon. Bebekler doğru yönde değilse, örneğin makat pozisyonunda, doğum yaralanması riski daha yüksektir.
  • Kafa boyutu. Bu durum büyük kafalı bebeklerde görülebilir ancak bazı tıbbi durumlar da daha büyük kafa boyutuna neden olabilir.
  • Zor doğumlar. Doğum daha zor veya daha uzun sürdüğünde doğum yaralanmaları daha olasıdır.
  • Hızlı doğumlar. Bunlar, normalden çok daha hızlı gerçekleşen doğumlardır.
  • Diyabet. Diyabetli ebeveynlerden doğan bebekler doğum yaralanmaları için daha yüksek risk altındadır. Araştırmalar, kan şekeri seviyesinin yönetilmesinin riski sınırlamaya yardımcı olabileceğini göstermektedir.
  • Annenin vücut özellikleri. Annenin zor bir doğuma katkıda bulunan vücut özellikleri olduğunda doğum yaralanmaları daha olasıdır. Bir örnek pelvis şeklidir. Bebeğin kafasının büyüklüğü ile pelvis şeklinin arasındaki orantısızlık da bir faktör olabilir.

Doğum Yaralanmalarının Komplikasyonları Nelerdir?

Araştırmalar, doğum yaralanmalarını geniş bir yelpazedeki komplikasyonlarla ilişkilendirir. Bunlar:

  • Serebral palsi.
  • Fetal distres.
  • Yeni doğan sarılığına yol açan yüksek bilirubin seviyeleri (hiperbilirubinemi).
  • Mekonyum aspirasyon sendromu.
  • Solunum distress sendromu.
  • Mekanik ventilasyon veya sürekli pozitif hava yolu basıncı (CPAP) ventilasyonu ihtiyacı.
  • Nöbetler.
  • Sepsis.
  • Geçici taşipne (geçici hızlı solunum).

Doğum Yaralanmaları Nasıl Teşhis Edilir?

Kadın doğum uzmanları, neonatologlar veya perinatologlar doğum yaralanmalarını teşhis edebilir. Bunu yapmak için bir kombinasyon yöntem kullanırlar. Bunlar:

  • Fiziksel muayene. Doktorun doğumdan kısa bir süre sonra bebekte fiziksel muayene yapması standart prosedürdür. Bu, konjenital durumları ve doğum yaralanmalarını kontrol etmek için yapılır.
  • Tanısal görüntüleme. Beyin ultrasonu, BT taramaları veya röntgen, bebeğin vücudundaki çeşitli yaralanmaları tespit edebilir. Daha az yaygın olarak MR da yardımcı olabilir.
  • Kan testleri. Laboratuvar analizi, doktorların belirli doğum yaralanmalarını veya ilgili komplikasyonları teşhis etmesine yardımcı olabilir.

Duruma bağlı olarak başka testler de mümkündür. Bebeğin doktoru, testler ve neden yardımcı olabilecekleri hakkında daha fazla bilgi verebilir.

Doğum Yaralanmaları Nasıl Tedavi Edilir?

Doğum yaralanmalarının tedavisi esas olarak spesifik yaralanmaya bağlıdır. Yaygın tedavilere bazı örnekler şunlardır:

  • İzleme ve bekleme: Birçok doğum yaralanması kendi kendine iyileşir. Örnekler arasında küçük köprücük kemiği kırıkları, kaput suksadenum ve küçük brakiyal pleksus yaralanmaları yer alır.
  • Sabitleme: Kırık kol veya bacak kemikleri genellikle iyileşene kadar birkaç hafta yerinde tutulmalıdır. Bebek, bunun için özel olarak yapılmış bir atel veya kemer takabilir.
  • Fizik tedavi: Brakiyal pleksus yaralanmaları fizik tedaviden faydalanabilir. Bu, daha fazla sinir hasarı veya kas gücü kaybından kaynaklanan komplikasyonları önlemeye yardımcı olabilir.
  • Ameliyat: Bazı durumlarda, kesikler gibi yaralanmaları onarmak için cerrahi gerekebilir. Cerrahi, bebeğin kafatasında kan birikimini durdurarak beyne baskıyı önleyebilir. Cerrahi, yaralanma çevresinde sinir sinyallerini yeniden yönlendirerek işlevi geri kazandırabilir.

Bebeğin bakım ekibi, duruma bağlı olarak başka tedaviler önerebilir. Bebeğin doktoru daha fazla bilgi verebilir ve tedavi seçeneklerini önerebilir.

Doğum Yaralanmasına Sahip Bebeklerin Seyri Nasıldır?

Doğum yaralanmalarının seyri, yaralanmanın türüne ve ne kadar ciddi olduğuna bağlıdır ancak genel olarak çoğu doğum yaralanmasının, özellikle de en yaygın olanların, seyri oldukça iyidir. Son birkaç on yılda, uzmanlar doğum yaralanmaları riskini azaltmanın ve tedavi yöntemlerini iyileştirmenin yolları üzerinde çalışmaktadır. Günümüzde ciddi doğum yaralanmaları, 30 yıl öncesine göre çok daha az yaygındır. 1993’te doğum yaralanmaları, yeni doğan ölümlerinin nedenleri arasında 11. sıradaydı. Ancak 2007’den beri bu listede yer almamaktadır.

Bebekte Doğum Yaralanması Varsa Neler Beklenmelidir?

Bebekte doğum yaralanması varsa, bebeğin bakım ekibi yaralanmayı yönetmek ve neler olduğunu açıklamak için ellerinden geleni yapacaktır. Çoğu doğum yaralanması hafiftir ve fazla bakım gerektirmez. Ancak bazı durumlarda doktor, yeterince iyileşene kadar bebeğin hastanede kalmasını önerebilir.

Eve gidildiğinde, doktor, bebeğe nasıl bakılacağı, nelere dikkat edileceği ve daha fazlası hakkında bilgi verecektir. Doğum sonrası uykusuzluk bir şeyleri unutmaya sebep olabileceği için bu talimatları yazmak veya basılı bir kopyasını istemek yardımcı olabilir.

Anlaşılmayan veya emin olunmayan bir şey varsa bunları doktora söylemekten çekinmemek gerekir. Doktor hem anne hem de bebek için en iyisini ister ve bunun yolu ebeveynlerin talimatları anlaması ve rahat hissetmesinden geçer.

Doğum Yaralanmaları Önlenebilir mi?

Doğum yaralanmaları tamamen önlenemez ancak hamilelik sırasında yapılabilecek birkaç şey, bunların olma riskini azaltabilir. Bunlar:

  • Kadın doğum uzmanıyla mümkün olduğunca erken konuşmak. Doktor, hamile kalmadan önce hazırlanmaya yardımcı olabilir ve gerekirse perinatolog gibi uzmanlara yönlendirebilir.
  • Kronik durumları yönetmek. Kadın doğum uzmanı veya perinatolog, diyabet gibi durumlardan kaynaklanan doğum yaralanmaları riskini sınırlamak için koşulların nasıl yönetileceği konusunda rehberlik edebilir.
  • Doğum planı yapmak. Kadın doğum uzmanı veya diğer doktorlar, doğum yaralanması riskini sınırlayabilecek belirli prosedürler veya yaklaşımlar hakkında tavsiyelerde bulunabilir. Ayrıca sezaryenin anne ve bebek için daha güvenli bir seçenek olduğu durumlar gibi yedek planlar hakkında da tavsiyeler verebilir.

Kişinin bakım ekibi, doğum yaralanması riskini azaltmak için ellerinden geleni yapacaktır. Doktorlar, hemşireler ve diğer klinik personel, anne ve bebeğe yardım etmek ve doğuma hazırlanmak için birlikte çalışacaktır.

Bebeğin Doktoruna Hangi Sorular Sorulmalıdır?

Bebeğin doktoruna şu sorular sorulabilir:

  • Bebeğimde ne tür bir doğum yaralanması var?
  • Bu durum ne kadar ciddi?
  • Tedavi gerekiyor mu?
  • Hangi tedavileri (varsa) öneriyorsunuz?
  • Bebeğim ne zaman eve gidebilir?
  • Bebeğimi eve götürdükten sonra nelere dikkat etmeliyim?
  • Ne zaman iletişime geçmemiz gerekiyor veya bebeğimi hastaneye ne zaman getirmeliyim?

Bebeğin doktoru, bebeğin iyileşmesini izlemek ve her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak için düzenli muayene randevuları planlayacaktır.

Bebeği Hangi Durumlarda Hastaneye Götürmek Gerekir?

Bebeğin doktoru, acil bakım gerektiren durumları izlemek için neler yapılması gerektiğini söyleyecektir. Hastaneye başvurmayı gerektirecek sebepler arasında (ancak bunlarla sınırlı olmayan) bebeğin aşağıdaki durumlara sahip olması yer alır:

  • Nefes darlığı.
  • Azalmış aktivite (letarji).
  • Soğuk, soluk veya renk değiştirmiş cilt.
  • 12 saat veya daha uzun süre boyunca bebek bezinin kuru olması.
  • Olağandışı huysuzluk veya uyku hali.
  • Beslenmeyi reddetme.

Ebeveynler, bebeklerinin doğumunu mutlu ve kusursuz bir olay olarak hayal ediyor olabilir. Bu sebeple bebekte bir doğum yaralanması olduğunu öğrenmek, hiçbir ebeveynin duymak istemeyeceği bir şeydir. Doğum yaralanmaları çok yaygın değildir ancak anne ve bebeğe bakım sağlayan herkes, her şeyi doğru yapsa bile bu yaralanmalar yine de gerçekleşebilir. Neyse ki çoğu doğum yaralanması hafiftir ve az bakımla veya hiç yardım almadan iyileşir. Daha ciddi durumlarda bebeğin doktoru, mümkün olan en kısa sürede tedaviye başlayacaktır.

Neler olduğu anlaşılmıyorsa veya endişeli ya da kaygılı hissediliyorsa, bebeğin doktoruyla konuşulmalıdır. Doktor, durumu açıklayabilir ve ebeveynlerin yaşadıkları şeyleri yönetmesine ve başa çıkmasına yardımcı olacak diğer uzmanlarla bağlantı kurabilir.