Islak Makula Dejenerasyonu Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir? başlıklı makalemizde konuya dair detayları inceleyeceğiz. Islak (yaş) makula dejenerasyonu, retinanın kritik bir bölümü olan makulanın altında yeni kan damarlarının büyümesi durumudur. Bu damarlar sızıntı yapabilir ve görme alanının merkez kısmı için gerekli olan bir bölgede hasara ve skarlaşmaya neden olabilir. Tedavi edilebilir ancak önlenmesi ya da geciktirilmesi en iyisidir. Başladıktan sonra erken fark edilmesi, tanı konulması ve bakım çok önemlidir.
Islak Makula Dejenerasyonu Nedir?
Yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonu, kalıcı santral görme kaybına neden olabilen yaşa bağlı makula dejenerasyonunun ileri biçimidir. Yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonu, yaşa bağlı makula dejenerasyonunun ileri bir biçimidir. Gözlerde yaşa bağlı değişiklikler kötüleştiğinde ve retinanın altında yeni kan damarları büyüyüp sızıntı yapmaya başladığında ortaya çıkar.
Yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonu olduğunda, yeni damarlar büyür ve mevcut retina dokusunu bozarak hasara ve görme kaybına neden olur. Sızan kan, makulayı daha da çarpıtıp hasar veren skar dokusunun oluşmasına da neden olabilir.
Sızan kan ve skar dokusu zamanla kalıcı görme kaybına yol açabilir. Ancak erken teşhis ve tedavi, bu tür kalıcı hasarı önleyebilir ya da bunun görmeye daha fazla zarar vermesini durdurabilir. Yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonu olabileceğini düşündüren görme değişiklikleri fark edilirse, mümkün olan en kısa sürede bir oftalmoloğa başvurmak gerekir.
Bu durumun resmi adı eksüdatif makula dejenerasyonu ya da neovasküler makula dejenerasyonudur. “Eksüda”, sızan sıvı için kullanılan tıbbi bir terimdir ve bu durumun resmi adı da buradan gelir.
Islak Makula Dejenerasyonu Ne Kadar Yaygındır?
Yaşa bağlı makula dejenerasyonu gelişme olasılığı yaşla birlikte artar ve bu durum 60 yaş üzerindeki yetişkinlerde görme kaybının önde gelen nedenidir. Yaşa bağlı makula dejenerasyonu olgularının yaklaşık %10 ila %20’si ıslak tiptir. Bu da dünya çapında 10 milyon ile 20 milyon yetişkinde yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonu bulunduğu anlamına gelir. Bu olguların 1 ile 2 milyonu Amerika Birleşik Devletleri’ndedir.
Islak Makula Dejenerasyonunun Belirtileri Nelerdir?
Islak makula dejenerasyonu ağrısız santral görme kaybına neden olur. Her iki gözü de etkileyebilir ancak bunu eşit olmayan biçimde yapabilir.
Belirtiler aşağıdakileri içerebilir:
- Koyu lekeler ya da uçuşan cisimler.
- Özellikle yakında bulanık görme.
- Mavi-sarı renk kusuru dahil olmak üzere renk görmede solma ya da azalma.
- Çarpık görme (metamorfopsi).
- Nesnelerin gerçekte olduklarından daha küçük görünmesi (mikropsi).
- Görmede koyulaşmış alanlar.
- Kör noktalar (skotomlar).
- Tam santral görme kaybı (yani yalnızca periferik görmenin kalması).
Islak Makula Dejenerasyonun Sebepleri Nelerdir?
Yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonu tek bir nedeni olan bir durum değildir. Bunun yerine, birçok risk faktörünün ya da katkıda bulunan etkenin bir araya gelerek bu durumun gelişmesini daha olası hale getirdiği bir tablodur.
Yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonu gelişiminde rol oynayabilecek risk faktörleri ve katkıda bulunan etkenler şunlardır:
- Yaş: Yaş ilerledikçe, herhangi bir tür makula dejenerasyonu geliştirme olasılığı artar.
- Genetik ve aile öyküsü: Biyolojik ebeveynlerden kalıtılan DNA, yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonu gelişimini daha olası hale getiren mutasyonlar ya da farklılıklar içerebilir.
- Irk: Avrupa kökenli kişilerde yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonu gelişme riski en yüksektir. Afrika kökenli kişilerde yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonu görülme olasılığı daha düşüktür.
- Beslenme: Belirli vitaminlerin (özellikle C ve E), minerallerin (bakır ve çinko) ve A vitamininin bileşenlerinin ya da onunla ilişkili besin öğelerinin (beta-karoten, lutein ve zeaksantin) eksikliği yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonuna katkıda bulunabilir.
- Coğrafi konum: Dünya’nın ekvatoruna daha yakın yaşamak, genel ışık maruziyetini artırır ve bu da yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonuna katkıda bulunan bir etken olabilir.
- Alışkanlıklar: Tütün kullanımı yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonu gelişimine katkıda bulunabilir.
- Diğer sağlık durumları: Yüksek kolesterol (hiperkolesterolemi), yüksek tansiyon (hipertansiyon) ve kardiyovasküler hastalık yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonu gelişimine katkıda bulunabilir. Diyabet de (hem Tip 1 hem Tip 2) katkıda bulunabilir ancak mevcut veriler bunun gerçekten böyle olup olmadığı konusunda karışıktır.
Islak Makula Dejenerasyonun Komplikasyonları Nelerdir?
Islak makula dejenerasyonunun temel komplikasyonu santral görme kaybıdır. Tedavi olmadan, yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonu olan kişilerin yaklaşık %80 ila %90’ında sonunda görme kaybı, yasal körlük ölçütlerini karşılayacak kadar ağır hale gelir.
Islak Makula Dejenerasyonu Nasıl Teşhis Edilir?
Bir göz doktoru, örneğin bir oftalmolog ya da retina uzmanı, yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonunu çeşitli yöntemlerin bir kombinasyonu ile teşhis edebilir.
İlk adım rutin bir göz muayenesidir. Bu muayene sırasında retinaya doğrudan bakılabilir. Bu ya oftalmoskop adı verilen elde taşınan bir aletle ya da göz bebeklerini büyütüp yarık lamba muayenesi yaparak mümkündür. Ayrıca Amsler grid göz testi de kullanılabilir. Bu basit bir kareli çizelge ile yapılan test, görmedeki çarpıklıkları fark etmeyi kolaylaştırır. Retinadaki çarpıklıklar, çizelgenin görünüşünü de çarpıtacaktır.
Göz muayenesine ve yarık lamba muayenesine ek olarak, göz doktoru invaziv olmayan tanısal görüntüleme testleri de kullanabilir. Bunlar, gözün arka kısmındaki iç yapıları ve kan damarlarını görmeyi sağlar.
Olası testler şunlardır:
- Optik koherens tomografi.
- Florescein anjiyografi.
- İndosiyanin yeşili anjiyografisi.
Islak Makula Dejenerasyonu Nasıl Tedavi Edilir?
Islak makula dejenerasyonu yeterince erken saptanırsa yüksek ölçüde tedavi edilebilir. yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonunu tedavi etmenin iki ana yolu vardır: ilaçlar ve lazer işlemleri.
İlaç tedavileri, vücudun yeni kan damarları oluşturmak için kullandığı bir protein olan vasküler endotelyal büyüme faktörünü (VEGF) bloke etmeyi içerir. VEGF’nin bloke edilmesi yeni kan damarlarının oluşumunu durdurur. Bunu yapabilen ilaçlar göze enjeksiyon yoluyla verilir.
Bu ilaçlar şunlardır:
- Aflibercept.
- Bevacizumab.
- Brolucizumab.
- Faricimab.
- Ranibizumab.
Yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonu için lazer işlemlerinin amacı, yeni kan damarlarının büyümesini durdurmak ve mümkünse bunları küçültmektir. Lazer cerrahisinin bir seçenek olup olmadığı, yeni kan damarlarının makulanın altında nerede büyüdüğüne ve diğer etkenlere bağlıdır. Enjeksiyonlar, lazer işlemlerinden daha yaygındır.
Göz doktoru, tedavi seçenekleri hakkında en doğru bilgi kaynağıdır. Verilecek bilgiler, özel durum için en ilgili ve en yararlı olan bilgiler olacaktır. Doktor ayrıca olası yan etkiler ya da komplikasyonlar ve hangi tedavinin en yüksek olasılıkla yardımcı olacağı konusunda da bilgi verebilir.
Islak Makula Dejenerasyonunun Seyri Nasıldır?
Yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonunun seyri çeşitli etkenlere bağlıdır. Bunlar şöyledir:
- Yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonunun ne kadar ileri olduğu.
- Hasarın makulanın neresinde bulunduğu.
- Alınabilecek ya da alınmakta olan tedavi seçenekleri.
- Var olan diğer sağlık durumları.
Bu kadar çok etken rol oynayabildiği için hastalığın seyri büyük ölçüde değişebilir. Göz doktoru, kişinin kendine özgü durumdaki olası seyir hakkında daha fazla bilgi verebilir.
Islak Makula Dejenerasyonu Önlenebilir mi?
Yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonuna katkıda bulunan o kadar çok etken ve risk faktörü vardır ki, bu durumu tamamen önlemek imkansızdır. Ancak gelişme riskini azaltmak ya da ne zaman ortaya çıkacağını geciktirmek için yapılabilecek şeyler vardır.
Islak makula dejenerasyonunu önlemenin ya da geciktirmenin en önemli yollarından bazıları, yaşa bağlı makula dejenerasyonunun daha az ileri biçimi olan kuru makula dejenerasyonu bulunduğunda başlar.
Göz uzmanının önerebileceği adımlar şunları içerir:
- Her gün bir Amsler grid kullanmak: Göz uzmanı, evde kullanılmak üzere bir Amsler grid (ızgara şeklinde çizgilerden oluşan bir çizelge) verebilir ve bunun nasıl kullanılacağını gösterebilir. Görmede değişiklik ya da çarpıklık fark edilirse, mümkün olan en kısa sürede göz uzmanını aramak gerekir. Bunu yapmak, geri döndürülemez retina hasarı ve görme kaybı riskini azaltır.
- Düzenli görme kontrolleri için göz doktorun gitmek: Bunlar yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonunun erken fark edilmesine yardımcı olabilir.
- Her gün besin takviyeleri almak: Bunlar genellikle C vitamini, E vitamini, bakır, çinko, lutein, zeaksantin ve beta-karoten içerir. Tütün kullanılıyorsa beta-karotenden kaçınılmalıdır çünkü bu akciğer kanseri gelişme riskini artırır.
- Tütün kullanımını bırakmak ya da hiç başlamamak: Buna elektronik sigara ve dumansız tütün dahil tüm tütün/nikotin kullanımı dahildir. Doktor bırakmaya yardımcı olacak kaynaklar sağlayabilir.
- Güneş gözlüğü takmak: Güneş ışığına maruz kalmak yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonu gelişme olasılığını artırabilir. Güneş gözlükleri, güneş ışığının gözler üzerindeki etkisini azaltır.
- Aktif kalmak: Fiziksel aktivite, retina sağlığı dahil olmak üzere sağlığı birçok yönden destekleyebilir.
- Kişi için sağlıklı olan bir kiloya ulaşmak ve bunu korumak: Yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonu geliştirme riskini artıran birçok faktör, genel fiziksel sağlıkla da bağlantılıdır.
Yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonuna bağlı görme kaybından korunmaya yardımcı olabilecek başka adımlar da olabilir. Atılabilecek adımlar konusunda soru ya da kaygı varsa göz doktoruna danışılmalıdır. Doktor, yardımcı olabilecek yönlendirme ve kaynaklar sağlayabilir.
Islak Makula Dejenerasyonu Olan Kişi Kendine Nasıl Bakmalıdır?
Yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonu, görme kaybına neden olmaya başladığında oldukça yıkıcı olabilir. Bağımsız yaşama ve olağan rutin ile etkinlikleri sürdürme yeteneğini etkileyebilir.
Yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonuna bağlı görme kaybı halihazırda varsa, yine de yardımcı olabilecek şeyler mevcuttur.
Bunlar aşağıdakileri içerir:
- Göz bakım uzmanına görme bozukluğu rehabilitasyonu hakkında danışmak: Bu, fizik tedavi ya da ergoterapiye benzer ancak gözler içindir. Bu tür rehabilitasyon, halihazırda var olan görme değişikliklerine nasıl uyum sağlanacağını ve bunların etrafından nasıl dolaşılacağını öğretir.
- Çeşitli araçlar ve teknolojileri kullanmak: Büyüteçler ya da mercekler gibi basit araçlar günlük görevleri ve etkinlikleri kolaylaştırabilir. Akıllı telefon uygulamaları ya da özel elektronik cihazlar gibi daha ileri teknolojili araçlar da görme kaybı ya da değişikliklerinin etkisini azaltmada yardımcı olabilir. Göz doktoru, hangi araçlardan yarar görülebileceği konusunda özel öneriler ve bilgiler verebilir.
- Mevcut kaynaklardan ve yardımlardan yararlanmak: Yaşanılan yere bağlı olarak, günlük gereksinimlerde yardımcı olabilecek resmi kurumlar ve bağımsız kuruluşlar bulunabilir. Bunlardan yararlanmak, bağımsız yaşamayı kolaylaştırabilir ve yaşamı daha rahat hale getirebilir.
Ne Zaman Göz Doktoruna Başvurulmalıdır?
Göz doktoru, yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonunu yönetmek ve gerekiyorsa tedavileri ayarlamak için bir kontrol randevuları önerecektir. Bu ziyaretler, görme kaybını sınırlamanın çok önemli bir parçasıdır.
Ayrıca Amsler grid ile gözler test edilirken görülebilen çarpıklıklar gibi değişiklik fark edilirse de derhal göz doktoru ile iletişime geçilmelidir.
Göz Doktoruna Hangi Sorular Sorulmalıdır?
Göz doktoruna sormanın faydalı olabileceği bazı sorular şunlardır:
- Yaşa bağlı ıslak makula dejenerasyonum ne kadar şiddetli?
- Görme kaybı için olası zaman çizelgesi nedir ve hasarı yavaşlatmak ya da sınırlamak için neler yapılabilir?
- Makuladaki değişikliklerin yeri, olası tedavileri ya da bu tedavilerin etkili olma ihtimalini etkiler mi?
- Daha fazla hasarı nasıl önleyebilirim?
- Bu konuda hangi kaynaklar ve yardımlar mevcut?
- Görme rehabilitasyon tedavisinden yarar görebilir miyim?
Görme, çoğu kişinin günlük yaşamı boyunca neredeyse sürekli kullandığı, çoğu zaman ise üzerinde düşünmeden kullandığı bir duyudur. Görme kaybı yıkıcı ve üzücü olabilir. Ancak hasarı sınırlamak, daha fazla görme kaybını önlemek ve var olan değişikliklere uyum sağlamak için yapılabilecek şeyler vardır.
Bu durum hakkında neler yapılabileceğini öğrenmenin en iyi yolu, bir göz doktoruyla konuşmaktır. Doktor, yardımcı olabilecek adımlar ve değişiklikler konusunda yol gösterebilir. Doktorlar, bu durum ya da onun etkileriyle tek başına yüzleşmek zorunda kalınmaması için yardımcı olmaya hazırdır.
