Laktik Asidoz Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir? başlıklı makalemizde konuya dair detayları inceleyeceğiz. Laktik asidoz, laktik asidin kanda birikmesi sonucu ortaya çıkan bir metabolik asidoz türüdür. Dokular oksijenden yoksun kaldığında vücut daha fazla laktat üretir. Laktat ayrıca karaciğer ve böbreklerin onu yeterince verimli şekilde metabolize edememesi durumunda da birikebilir.
Laktik Asidoz Nedir?
Laktik asidoz, kan dolaşımında laktik asit birikmesidir. Vücut çok fazla laktik asit ürettiğinde ve/veya ürettiği laktik asidin yeterli miktarını metabolize edemediğinde ortaya çıkar.
Karaciğer ve böbrekler normalde fazla laktik asidi vücuttan uzaklaştırır. Ancak miktar çok fazla olduğunda, organlar işlev bozukluğu gösterdiğinde veya her iki durum birlikte bulunduğunda, bu organlar yeterli olmaz ve laktik asit kanda birikmeye başlar.
Kanda orta düzeyde laktik asit birikimine hiperlaktatemi denir. Birikim, vücudun pH dengesini asidik hale getirecek kadar arttığında ise laktik asidoz olarak adlandırılır.
Vücut Neden Laktik Asit Üretir?
Laktik asit, diğer adıyla laktat, hücresel metabolizmanın doğal bir yan ürünüdür. Hücreler enerji üretmek amacıyla glukozu (şekeri), anaerobik glikoliz adı verilen bir süreçle laktata dönüştürür.
Bu süreç, oksijen tarafından sağlanamayan acil enerji gereksinimi olduğunda gerçekleşir.
Oksijene bağımlı olan aerobik metabolizma, normal koşullarda sürekli enerji kaynağıdır. Ancak anaerobik glikoliz acil durumlarda kullanılan yedek enerji mekanizmasıdır.
Kasların oksijensiz kaldığı yoğun egzersiz sırasında kısa süreli olarak bu mekanizma kullanılabilir. Ayrıca bazı hastalıklar dokuları oksijenden mahrum bıraktığında da bu süreç devreye girer.
Laktik Asidoz Sırasında Ne Olur?
Laktik asidoz sırasında yaşanan durumlar, hastalığın şiddetine bağlıdır.
Bazı kişilerde yoğun egzersizin yan etkisi olarak geçici laktik asidoz gelişebilir. Bu durum bir süre ağrı hissine neden olabilir. Ancak karaciğer ve böbrekler sağlıklıysa zamanla biriken laktik asidi temizler.
Daha ciddi olan durum, vücudun sürekli olarak fazla laktik asit üretmesi veya karaciğer ve böbreklerin bu asidi işleyemeyecek kadar yetersiz çalışmasıdır.
Bu durum en sık hastalıklarla ilişkili olarak ortaya çıkar.
Kan laktat düzeyleri yükselmeye ve pH düzeyi düşmeye devam ettikçe kalbin pompalama gücü giderek baskılanır.
Bu durum organ yetmezliğine ve ölüme yol açabilir.
Laktik Asidozun Belirti ve Bulguları Nelerdir?
Laktik asidozun erken belirtileri şunları içerir:
- Bulantı ve kusma.
- Bitkinlik ve yorgunluk.
- Hızlı ve derin solunum (solunumsal kompansasyon).
- Kas krampları ve vücut ağrıları.
Daha ileri belirtiler şunları içerebilir:
- Artan güçsüzlük ve uyku hali.
- Deliryum (hezeyan hali) ve bilinç bulanıklığı.
- Ataksi (kas koordinasyon bozukluğu).
- Oligüri (az miktarda idrar çıkışı).
Laktik asidoza neden olan altta yatan hastalıkların belirtileri de görülebilir. Bunlar arasında sepsis, şok veya karaciğer yetmezliği yer alır.
Bu belirtiler şunları içerebilir:
- Düşük vücut sıcaklığı.
- Düşük tansiyon.
- Ateş.
- Sarılık (ciltte ve göz aklarında sarı renk değişikliği).
Laktik Asidozun Başlıca Nedeni Nedir?
Laktik asidozun birçok nedeni vardır. En yaygın neden, kandaki oksijen düzeyinin düşük olması (hipoksemi) veya dokuların oksijensiz kalmasıdır (hipoksi). Bu durum genellikle bir hastalık sonucu ortaya çıkar.
Doktorlar laktik asidozu nedenlerine göre çeşitli tiplere ayırmıştır. Bunlar:
Tip A
Tip A laktik asidoz, dokuların oksijenden mahrum kalması sonucu gelişir.
Bu durum en sık ağır tıbbi hastalıklarda görülür. Ayrıca aşırı egzersiz sonrasında geçici olarak da ortaya çıkabilir.
Laktatın aşırı üretilmesine neden olan hastalıklar şunlardır:
- Kana yeterli oksijen sağlayamayan akciğer hastalıkları.
- Yavaş kan akışı nedeniyle dokuların oksijensiz kalmasına yol açan dolaşım sistemi hastalıkları.
- Alyuvarların oksijen taşıma kapasitesini etkileyen hemoglobin bozuklukları.
- Septik, hipovolemik veya kardiyojenik şok.
- Bağırsak iskemisi sendromu.
- Kronik nöbetler ve konvülsiyonlar.
- Karbonmonoksit zehirlenmesi.
Tip B
Tip B laktik asidoz, hipoksemi veya hipoksi olmadan ortaya çıkar.
Üç alt gruba ayrılır.
Tip B1
Tip B1, laktat metabolizmasını engelleyen altta yatan hastalıklardan kaynaklanır.
Bunlar aşağıdakileri içerebilir:
- Karaciğer hastalığı.
- Böbrek hastalığı.
- Tiamin (B1 vitamini) eksikliği.
- Kanser.
- HIV/AIDS.
- Mitokondriyal hastalıklar.
- Diyabete bağlı ketoasidoz.
- Alkol kullanım bozukluğu.
Tip B2
Tip B2, bazı ilaçların ve toksinlerin yan etkisi olarak ortaya çıkar.
Bunlar aşağıdakileri içerir:
- Siyanür zehirlenmesi.
- Karbonmonoksit zehirlenmesi.
- Alkol zehirlenmesi.
- Kokain.
- Nükleozid ters transkriptaz inhibitörleri (antiretroviral tedavi).
- Beta-adrenerjik agonist inhalerler.
- Şiddetli alerjik reaksiyonlar için kullanılan epinefrin enjeksiyonu.
- Linezolid adlı antibiyotik.
- Propofol adlı anestezik ilaç.
- Diyabet tedavisinde kullanılan metformin.
Tip B3
Tip B3, laktat metabolizması için gerekli belirli enzimlerin nadir görülen doğumsal eksikliklerinden kaynaklanır.
Bunlar aşağıdakileri içerir:
- Glikojen depo hastalığı.
- Fruktoz-1,6-difosfataz eksikliği.
- Pirüvat karboksilaz eksikliği.
- Pirüvat dehidrogenaz eksikliği.
- Oksidatif fosforilasyon eksikliği.
- Metilmalonik asidüri.
D-Laktik Asidoz
Yukarıdaki Tip A ve Tip B, kanda L-laktat birikimini ifade eder. L-laktat, insan vücudunda normal olarak üretilen ve metabolize edilen laktik asit formudur.
Laktik asidozun daha nadir görülen başka bir tipi ise D-laktat birikimi sonucu ortaya çıkar. Bu laktik asit türü kalın bağırsaktaki bakteriler tarafından üretilir. Sindirim sırasında bakteriler karbonhidratları metabolize eder ve D-laktat bunun yan ürünü olarak oluşur.
D-laktik asidoz, bu bakterilerin aşırı çoğalması sonucu gelişir. Fazla D-laktat bağırsaklardan emilerek kan dolaşımına geçer. D-laktat karaciğer veya böbrekler tarafından metabolize edilemez. Bu nedenle dolaşımda birikmeye devam eder.
Bu durum en sık kısa bağırsak sendromunun bir komplikasyonu olarak ortaya çıkar.
Laktik Asidoz Nasıl Teşhis Edilir?
Laktik asidoz şu kriterlerle tanımlanır:
- Kan laktat düzeyinin 4 mmol/L'nin (litre başına milimol) üzerinde olması.
- Kan pH düzeyinin 7,35'in altında olması.
Doktorlar bu değerleri belirlemek için kan örneği alır ve laboratuvar testleri uygular.
Laktik Asidozun Teşhisinde Hangi Testler Kullanılır?
Laktik asidozun teşhisinde kullanılan testler şunlardır:
- Kapsamlı metabolik panel (CMP): Bu standart kan testi, sağlık durumu hakkında temel bilgi elde etmek amacıyla kandaki çeşitli parametreleri ölçer.
- Kan laktat testi: CMP kapsamında yapılan rutin ölçümlere ek olarak kan laktat düzeyi özel olarak ölçülür.
- Anyon açığı kan testi: Bu test, kan panelindeki değerlere dayanarak kanın pH dengesini ve elektrolit dengesini değerlendirir.
- Arteriyel kan gazı testi: Bu test, atardamarlardaki oksijen satürasyonunu ve arteriyel kandaki pH ile elektrolit dengesini ölçer.
Laktik Asidoz Nasıl Tedavi Edilir?
Laktik asidoz yoğun egzersiz, titreme veya konvülsiyonlar nedeniyle geçici olarak ortaya çıkmışsa zamanla düzelir. Bu durumda evde istirahat ve yeterli sıvı alımıyla destek sağlanabilir.
Klinik ortamda laktik asidoz öncelikle damar içi sıvılarla ve gerekli diğer resüsitasyon uygulamalarıyla tedavi edilir. Bunlar arasında oksijen tedavisi de bulunabilir.
Bundan sonraki tedavi altta yatan nedene bağlıdır. Sağlık ekibi, belirtilere göre laktik asidoza neden olan hastalığı veya toksisiteyi yönetmeye çalışacaktır.
Oksijen seviyesinin düşük olduğuna dair belirtiler gösterilirse, sağlık ekibi kalp veya solunum yetmezliği, sepsis veya şok gibi A tipi nedenlerden şüphelenecek ve öncelikle bu acil durumları tedavi edecektir.
Düşük oksijen bulguları yoksa çeşitli Tip B nedenleri değerlendirilir ve bunlara yönelik tedavi uygulanır.
Laktik Asidoz Varsa Neler Beklenmelidir?
Sonuçlar, nedene ve hastalığın şiddetine bağlıdır.
Sepsis, şok ve/veya bozulmuş oksijen dolaşımıyla ilişkili Tip A laktik asidoz daha kritik bir durumdur. Diğer laktik asidoz tipleri daha hafif seyredebilir ve daha yavaş gelişebilir. Bu da müdahale için daha fazla zaman ve fırsat sağlar.
Genel olarak daha yüksek kan laktat düzeyleri daha yüksek ölüm oranlarıyla ilişkilidir. Ancak erken ve etkili tedavi tam iyileşmeyle sonuçlanabilir.
Laktik asidoz, kanda asit birikmesi sonucu ortaya çıkan çeşitli metabolik asidoz türlerinden biridir. Metabolik asidozda, vücutta asitlerin üretilmesini ve yönetilmesini sağlayan normal metabolik süreçler bir şekilde bozulur. Normalde karaciğer ve böbrekler fazla asitlerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur ancak bu organlar yeterince iyi çalışmıyorsa asidozla mücadele etme kapasiteleri azalır.
Yeterli sıvı tüketmek ve alkol ile madde kullanımını sınırlamak, karaciğer ve böbrek sağlığının korunmasına ve uzun vadeli sağlığın desteklenmesine önemli katkı sağlayabilir.
