İğnesiz Mezoterapi

İğnesiz Mezoterapi

İğnesiz Mezoterapi

Yöntemin ne olduğunu, nasıl uygulandığını ve hangi kozmetik durum ve hastalık hallerinde yararlı olduğunu anlatmadan önce mezoterapi kavramının açıklanması uygun olur. Bunun için de daha öncesinde kısa bir embriyoloji bilgisi vermek yerinde olacaktır.

Anne yumurtası ve babadan gelen spermde yarım DNA lar bulunmaktadır. Döllenme ile tam DNA lı tek bir hücre oluşur. Bu, yeni canlımızın ilk hücresidir. Sonra süratle ve geometrik bir şekilde hücre bölünmeleri başlar. Morula denen hücre yığını döneminden sonra yığının içinde bir boşluk gelişir. Buna blastula dönemi denir. Bundan sonraki gastrula döneminde ise hücre çoğalmalarına ek olarak hücre göçleri de görülür. Sonuçta içten dışa birbirini saran 3 tabakalı bir yapı oluşur. Bunlar hep DNA tarafından kodlanan işlemlerdir. En içte yer alan ve orta boşluğu saran tabakaya ''endoderm'' denir. Buradan ileride tüm sindirim sistem organları, karaciğer, pankreas ve hormonal bez organları gelişecektir. Endodermin üzerini kaplayan tabaka ''mezoderm'' dir. Kaslar, kemikler, kalp, damarlar ve iç deri alanının orijinini oluşturur. En dıştaki ''ektoderm'' tabakasından ise dış deri, beyin, sinirler ve derinin renk hücreleri gelişir.

Derimiz embriyolojik olarak incelendiğinde üstte ekdoderm kökenli epidermis ve bunun ekleri olan tüyler, tırnaklar, ter ve yağ bezleri yer alırken daha altta ise mezoderm kökenli orta deri (dermis) ve deri altı tabakası (subdermis) yer alır.

Normalde dıştan uygulanan, ilaç veya kozmetik, herhangi bir krem, losyon, pudra vb epidermis tabakasını geçemez. Çok özel koşullarda ve çok az miktarlarda, o da üst dermise ulaşabilen ilaç ve kozmetikler istisna tutulursa mezoderma kökenli aşağı deri tabaka sorunlarına ulaşmanın yolu ya o maddenin hap, kas veya damar içine iğne vb yollarla sistemik, kan yolu ile bölgeye ulaştırılmasıdır ya da direkt dıştan deri içinde ilgili bölgelere iğne ile enjeksiyonun sağlanmasıdır. İşte deride mezoderm kökenli bölgelere yapılan enjeksiyonla madde iletme yöntemine mezoterapi adı verilmiştir. Aslında yaklaşık 70 yıldır bilinen ve uygulanan bir yöntem olmakla birlikte işin içinde iğne travmasının yer alması gerek fizik gerekse psişik problemleri yanında taşımaktadır. Kozmetikte eski bir yöntem olan ve daha sonra dermatolojik tedavi modelleri geliştirilen galvanoterapide uygulanan maddelerin deri emilimi ve geçirgenliği arttırılarak dermis tabakasına ulaşımı sağlamaktadır.

Sonuçta yapılan seanslarla iğnesiz bir mezoterapi sağlanabilmektedir. Yine bu yöntemde uygulanan ilaç ya da kozmetiklerin doz bazında miktarları da hesaplanabilmektedir. Böylece iğnesiz mezoterapi, uygulama kolaylığı, yüksek hasta konforu ve yan etkilerin azlığı ile dermatoloji ve kozmetikte tutulan bir yöntem olmuştur. Bir diğer özelliği ise diğer tedavilerle kombine edilebilmesidir. Dermis kökenli veya dermiste yer işgal eden saç, ter ve yağ bezleri gibi epidermis kökenli yapıların problemlerinde kullanım sahası vardır. Bu nedenle ciltte kırışıklık, akne, akne izleri, elastikiyet kaybı, hyaluronik asit (bağ doku) azalması, saç dökülmesi, leke , aşırı terleme, vitiligo, alopesia areata (halk arasında saçkıran), ödem ve nedbe dokularını tedavisinde kullanılabilen bir yöntemdir. Burada önemli olan konu; uygulanan durumların birer deri problemi olduğunun bilinmesi bu yüzden bir dermatoloji uzman hekiminin kontrolünde gerekli tetkikler, ek tedaviler, koruyucu önlemler ve yan etki önlemleri alınarak yapılması gereğidir.