Medicabil Blog

Ana Sayfa / Medicabil Blog

Omurga Cerrahisi

Omurga cerrahisi; sinir ve omurilik kökleri ile bu narin sinir dokusunun korunmasını sağlayan omurga üzerine yapılan operasyonlar ve cerrahi girişimleri oluşturmaktadır. Omurga ve omuriliğin zaman içerisinde çeşitli hastalıklara maruz kalması nedeniyle işlevsel, mekanik ve yapısal bozukluklular meydana gelmektedir. İşte bu noktada omurga cerrahisi bilim dalı devreye girmekte ve tüm teknolojik imkânlar kullanılarak cerrahi müdahaleler gerçekleştirilmektedir.  Omurga, omurilik ve sinir kökleri birçok hastalık grubu tarafından etkilenebilir. Bu durumda en başta ağrı olmak üzere felç ve duyu kayıpları gibi sinir sistemi fonksiyon kayıpları ortaya çıkmaktadır. Yine omurganın hareketlerinde kısıtlanma ve şekil bozuklukları şeklinde klinik belirti ve bulgular da görülmektedir. Klinik pratikte en çok karşılaşılan omurga hastalıkları arasında ise; bel ve boyun fıtıkları, omurganın doğuştan ya da sonradan kireçlenmeler nedeni ile oluşan kanal darlığı, doğuştan ya da sonradan gelişen omurga eğrilik veya deformasyonları, yaşlı kişilerde kemik erimesi nedeni ile gelişen omurga kırıkları ve skolyozdur.  Bunlara ilave olarak omurganın tümör ve enfeksiyonları da son yıllarda artış göstermektedir.

Omurga Hastalıkları

Omurga hastalıkları genellikle yaşlanma ile birlikte görülmektedir. Neredeyse her sağlıklı bireyin 60’lı yaşlarından sonra omurgasında dejenerasyon belirgin bir hale gelmektedir. Bundan kaçınmak ise oldukça zordur. Çünkü yaşamayla ilerleyen ve yaşlandıkça artan bir dejenerasyon süreci söz konusudur. Ancak omurga hastalıklarının tek nedeni yaşlılık değildir. Gün içerisinde masa başında fazla mesai yapmak, hareketsizlik, kilo artışı ve fiziksel zorlama da omurga hastalıklarını tetikleyen durumlar arasında yer almaktadır. Ancak unutmamak gereken en önemli etkenlerden birisi genetik yatkınlıklardır.

Bel Fıtıkları

Bel fıtığı, bel ve boyun omurları arasında bulunan ve “disk” adı verilen kıkırdak benzeri dokuların bozulması nedeniyle sinirlerin sıkışmasına yol açan bir hastalıktır. Omurganın her diskinde görülebilen fıtığın gelişiminde mesleki, kalıtsal ve çevresel önemli rol oynamaktadır. Bel fıtığı tedavisi genellikle medikaldir. Ancak vakaların %10’luk bir kısmında cerrahi müdahale gerekmektedir. Ameliyata, muayene ve gerekli tetkikler sonrasında karar verilir. Cerrahi tedavide genellikle ‘mikrocerrahi’ yöntemleri oldukça eski bir yöntem olmasına rağmen yaygın olarak uygulanmaktadır.  Bu yöntem 1970 lerden beri devam etmektedir. Bütün klasik yöntemlerin temel dezavantajı cerrahi esnasında normal yada masum dokuların hasar görmesinin önlenememesi meselesidir. Yani aslında bel fıtığınız yada kanal darlığınız her ne kadar mikrocerrahi yöntemlerle tedavi edilse de yani isminde ‘mikro’ kelimesi geçmesi masum dokuların tamamen korunabileceği anlamına asla gelmez. Örneğin cerrah fıtıklaşmış diskinize ulaşabilmek için sırt kaslarınızı ayırıp içerisine ekartör dediğimiz ayıraçlar koymaya mecburdur. Yapılan çalışmalarda görülmüş ki bu uygulamalarda cerrahi sonrası sırt ve bel kaslarında maalesef kalıcı hasarlar gelişmekte hatta bu bazen küçük omurlar arası eklemleri de olumsuz etkileyebilmektedir.   Ancak son 15 yılda giderek artan oranda mikrocerrahi yönteminden, normal dokulara daha az hasar vererek endoskopik disk cerrahisi uygulanmaktadır. Endoskopik omurga cerrahisi ile normal yada masum dokular cerrahi esnasında hasar görmemektedir.

Boyun Fıtıkları

Boyun, fazla yük taşımamasına rağmen hareketli yapısı sebebiyle bozulması ve disk fıtığı yaşanması ihtimali oldukça yüksektir. Boyun bölgesindeki her omur, sinirler ile kola ve sırta yayılır ve bu bölgelerin hareketini sağlar. Ancak omur kemikleri arasında yer alan lastiksi yastıkların yırtılıp omuriliği sıkıştırması durumunda boyun fıtığı ortaya çıkabilir.

Boyun fıtığı nedeniyle oluşan boyun ve kol ağrıları fizik tedavi ile geçmiyorsa hasta ameliyat ile tedavi edilmelidir. Yaşam kalitesini ciddi derecede düşürebilen bu hastalığın mikrocerrahi yöntemi ile tedavisi mümkündür. Ancak yine seçilmiş ve uygun hastalarda ‘endoskopik boyun fıtığı ve boyun omurga kanalı darlığı tedavisi’ cerrahi olarak uygulanmaktadır.

Kanal Darlığı

En sık karşılaşılan omurga hastalıkları arasında kanal darlığı da yer almaktadır. Kanal darlığı; omurga içerisinde etrafı kemik ve bağ dokusu ile sarılı olan, içerisinden omuriliğin geçtiği kanalın daralması veya bozulması nedeniyle sinir iletilerinde bozukluklara yol açan bir hastalıktır. Hastalığın en önemli nedeni bel ve boyundaki kireçlenmelerdir. Erken dönemde fizik tedavi ile tedavi edilebilen bu hastalık, geç kalınan olgularda ise cerrahi müdahale gerektirmektedir. Bu durumda uygun hastalara “Endoskopik Dekompresyon” cerrahisi uygulanabilir. Endoskopik dekompresyon cerrahisinin açık cerrahiye göre daha etkin ve daha güvenli olduğuna inanmaktayız.  

Bel Kaymaları

Bel kaymaları ile çocukluktan yaşlı gruba kadar hayatın her döneminde karşılaşılabilir. Büyük bir kısmı fizik tedavi ve önerilere uyulması ile sorunsuz iyileşebilirken, bir kısmı ise cerrahi gerektirir.  Yine seçilmiş veya çok ileri deformitelere neden olmamış bel kaymalarının endoskopik cerrahi yöntemlerle tedavisi kliniğimizde başarı ile uygulanmaktadır.